Fırsattan İstifade!
Biz sarı ve kırmızıyı yan yana gördüğümüzde biz olan kişileriz… Hayatımızda Galatasaray olmasaydı; biz, biz olamazdık… En azından bu benim için böyle! Keza bana “Sen kimsin?” diye soranlara çoğu zaman Galatasaraylıyım diye cevap vermişimdir. Düşünsenize telefonda size soruyorlar; “Kiminle görüşüyorum?” siz de cevap veriyorsunuz “Galatasaraylıyla!” diye… Şimdi asıl konuya gelelim; Galatasaraylı olmak adaletten, | devamı »
Galatasaray’ın ilk yılları…
“Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmektir.” diyordu Ali Sami bey henüz 1900′lü yılların başında… Galatasaray Spor Kulübü’nün harcını yoğururken… Yakın çevresinin şahit olduğu bu büyük temel tüm Dünya’da tanınan, değer gören bir marka yaratacaktı… Avrupa’da zirveye ulaşacaktı hem de bir İngiliz devini | devamı »
Galatasaray-Karabük Anısı
Maçtan eve geleli az bir zaman oldu, çayımı demledim ve yudumlarken sıcacık çayımı bu akşamki maçtan genel olarak bahsetmek istiyorum… Günler önce kararlaştırıldığı gibi maç öncesi Nevizade’ye gidilecek, muhabbetler edilecek, marşlar söylenecek ve şişenin dibinde sarı-kırmızı görülecekti. Ama bir sıkıntı vardı. Sabah erken saatlerde başlayan yoğun kar yağışı nedeniyle İstanbul genelinde elektrikler kesikti ve | devamı »
Galatasaray BEYoğludur!
Son zamanlarda Nevizade esnafı ve Galatasaray taraftarı arasında bir soyutlanma söz konusuydu ve iki taraf da bunun artık geride kaldığını belirtiyor. O yüzden yaşanılan tatsızlığı tekrar deşmeye gerek yok.. Ben de bizdeki Nevizade hakkında kısa bir yazı yazmak istiyorum… Beyoğlu’nun bütünüyle Galatasaray’dan bağımsız olması düşünülemez. Nevizade Galatasaray’a, Galatasaray da Nevizade’ye küsemez… | devamı »
Cemal abiye mektup..!
Üstadım… Öncelikle şunu ilk başta, tüm çıplaklığıyla söylemem lazım; SENİ ÇOK ÖZLEDİK! İnsanlar hayatlarında sürekli yeni birisiyle tanışırlar ya, bazıları da insanın hayatına yön verir, onu derinden etkiler… İşte SEN de benim hayatıma yön verenlerdensin be üstad! Hatta yön vermekten öte, yerel zamanımı değiştirdin… Seni tanıdıktan sonra şiir yazamıyorum artık… Çünkü sen varken şiir yazmak çok zor… İnan | devamı »
Bir umuttur hayat!
Bir umuttur hayat derdim, oysa umuttan umut kesilmezdi… Direnilmeliydi hayatın sunduğu güçlüklere… Sahte rüzgarlardan korkmamalıydı, fırtınalar ise dimdik ayakta karşılanmalıydı. Fırtınaları savuranlar ancak hayatta kalıp umutlarını yarına saklayabilirlerdi. Gecenin iki gündüz arasında yaşandığının, her gecenin sonunda mutlaka güneşe erişileceğinin bilincinde olmak gerekmez miydi? Hayat, yani umut sıradan bir şey değildi | devamı »
Olmuyorsa Zorlamayacaksın
Olsun istersin… Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin. Aşktır; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin… Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş (?) ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde. İştir; sabahlarsın, “olsun” diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin… Dosttur; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine | devamı »
Kervan
Anılar geçer gider gözlerimden Sevdam tükenir artık kalbinde Senin için titreyen bu gönül Bir kenarda ölümü bekler sessizce Ay ışığı ve deniz senin için vardı Yakamozlar seninle anlamlıydı Karanfiller senin için açar Turnalar senin için uçardı Artık geçen günler gelmez gayri İçimdeki ateş sönmez gayri Yolcusuyum bu meçhul kervanın Ölümden öteye gidemem gayri | devamı »
Sessiz, sedasız!
Mevsimler geçerken sessiz, sedasız; Bir sonbahar daha geride kaldı zamansız… Oysa bir hazan umudu vardı gözlerimde; Yüreğinden yüreğime bir yaprak düşecek diye… | devamı »
Hasret
Sen bir yar mısın, yoksa ceza mı bana Sen bir merhem misin, yoksa yara mı bana Yar! Sen değil miydin bana gülümseyen Sen değil miydin bana gönlünün anahtarını veren Sen değil miydin bana sevgilim diyen Ah be yar usandırdı bu nazın Kışa döndü artık baharım yazım Sanki bir çiçek misali soldun gittin Beni bu derbeder halimle bıraktın yar Ah o saçların, gözlerin, ah o gülümseyişin Beni terk ettin, bu yüreği mahvettin yar Bir resmin | devamı »





